Otomatik Portakal ~ A Clockwork Orange
Sanatsallaştığımı düşündüğüm şu son dönemde, 1966 yapımı Il buono, il brutto, il cattivo (Good, Bad and Ugly – İyi, Kötü, Çirkin)’de başladığım izlenimlerimi 1957 yapımı 12 Angry Man (12 Kızgın Adam) ile sürdürmüştüm… Bu 2 örneğe nispeten daha günümüze yakın 1988 yapımı Eddie Murphy’nin Coming to America (Amerikan Rüyası) olan filmindende aldığım “Sanatsallık(!)” hiçte azımsanmayacak kadardı…
Son dönemde nacizhane bünyemde ki değişme rüzgarları, yalnızca sinema kültürümde esintiler yaratmadı…
Şaraptan anlamayan erkeğin, asla tam anlamıyla gerçek bir jön olamayacağına kanaat ettikten sonra, seçim aşamasından servis şekline, kadeh tercihine, ideal sıcaklık seviyesi, içim şekli, beraberinde yiyilebilecekler ve diğer incelikleri saygıyla, itanayla yerine getiren kimselerle beraber bu kültürü icra etmek istedim…
Beyaz Şarapı neden tercih ettiği konusunda bile konuşmasıyla beni tatmin eden Murat’ın Otomatik Portakal (A Clockwork Orange) teklifine kayıtsız kalmadım… Şaraptan anlayan birisi, henüz izlemediğim sanatsal bir film ve şarap’ın kendisini yanyana koyduğumuzda keyifli bir gece olacağı belliydi.
1957 yapımı 12 Angry Man (12 Kızgın Adam)’da iyi bir senaryo, mükemmel oyunculuk için fazladan teknolojiye, kostüme, makyaja ve zengin set arkası ekibine ihtiyaç olmadığını gördüm…
1966 yapımı Il buono, il brutto, il cattivo (Good, Bad and Ugly – İyi, Kötü, Çirkin)’de uzun metrajlı kovboy filminde aksiyon sahneleri için animasyon, grafik, montaj teknikleri, 3D çalışmalar, dublör, sahte patlamalar olmadanda iyi iş çıkarılacağını gördüm. Sıkılmadan izledim. Fazlasıyla iyiydi. Filmde seçtiğim “Çirkin”di
1988 yapımı Eddie Murphy’nin Coming to America (Amerikan Rüyası)’nda ikili ilişkilerde maddi gücün, kadınlar üzerinde önceliklerini etkileyen sebepleri, anlatımı, kurguyu, oyunculuğu beğendim. Herşey açıkça anlatılıyordu…
1971 yapımı A Clockwork Orange (Otomatik Portakal)’da ise iyi bir arkadaş Murat, spesifik beyaz bir şarap, soğutulmuş kadehler, eski kaşar, küba purosu, projeksiyon, rahat koltuk olmasına rağmen henüz bu ağırlıkta sanatsal filmi yorumlaya uzak olduğumu gördüm… Terabytlarca film arşivimin olması, her tür filmi bolca izlemem, yorumlama kabiliyetimin bu denli geliştiği anlamına gelmiyor…
Hazır değilseniz, izelemeyin…
Sinan Aydın
İzleyici