Zoruma gidiyor! Çok zoruma gidiyor… Komutanlara yapılan bu anlamsız suçlamalar, çalkantılar, cahil insanları asker karşısında antipati sahibi yapma gayretleri bende derin öfkeler yaratıyor…
***
Biz ne yazık ki ekonomimizle, buluşlarımızla, sanayiimizle, sporumuzla, eğitim seviyemizle hiç bir zaman öncü bir ülke olmadık! Ancak biz tarihten bu yana düşmanımızın bile kabul ettiği övünelecek orduya sahip olduk. Şerefli, nitelikli, onurlu, üstün Türk ordusu… Savaşlara Allah, allah sesleriyle giden… 3 kıtaya hükmetmiş, her gittiği yere özgürlük vermiş, düşmanı karşısında tarihin tanıklık ettiği büyük başarılara imza atmış Yüce Türk Ordusunun hemde tam tepesinde kii komutanlarına hitap şekillerine, suçlandıkları mevzuya bakar mısınız…
***
Bir subay kolay mı yetişir? Hangi aşamalardan geçer? Ne tür sınavlarda başarılı olması gerekir? Ne şekilde ve ne kadar süreyle rütbeye hak kazanır? Kurmaylık ne demektir? Her kurmay, genaral olabilir mi? Kaç kişinin arasına girerler? Ne tür vasıflara sahiptirler? Türkiyede kaç tane Orgenaral vardır? Daha buna benzer sorular uzar gider, düşünene… Bu “Adam”lardan 10 tane var! 11.si yok! Geçmişlerine baktığınızda şerefli başarılarından başka birşey göremezsiniz… Kendileri, aileleri bir yana, sülalerinde olumsuz, şüpheye meal bir durum söz konusu olsa bırakın general olmayı, subaylıktan atılırlar! Bazıları gibi gemiciklerini yüzdürmek isteseler, Silahlı Kuvvetlerin rütbelerine biçtiği maaş yerine inanın 10 katından fazlasını sahip oldukları bilgiyle zaten özel sektörde kazanırlar. Özel hava yollarında bir pilot olup keyf-i saatlerinde mini etekli hostes eşliğinde uçmak yerine orduda daha düşük maaşa, muazzam disiplinle, çelik kanatlarla ülkelerine, kalkan olmayı tercih etmiştir bu şerefli insanlar…
***
Alim olmaya gerek yok, kariyer yapabilecekleri daha fazla paralar kazanabilecek işler yerine onlar Orduda kalmak istediler. Bu isteklerini gerçekleştirmek içinde çok çalıştılar. O halde siyasetçiler gibi olmalarına imkan yok! Görevini yapan bir subayın, bir generalin, ülkesine tehlike oluşturabilecek iç ve dış tehditleri tahmin edip bunlara ön hazırlık yapmasından daha normal birşey olabilir mi? Bu illa kide durduk yere “darbe” yapılacağı anlamına mı gelir? Peki darbe tehlikesi hissetmeyen bir hükümet ne kadar ileriye gidebilir? İşte bence düşünülmesi gereken bu…
***
Genelkurmay, siyasetle gelen yalancı, üçkağıtçı, şerefsiz bir başbakanın emrinde ki bakanlarından; Savunma Bakanlığına bağlı bir birim olabilir. Ancak unutulmamalıdır ki; hayatın kendisi protokolden çok farklıdır. Ordu yalnızca bir birim değildir ve hala “4″ numaralı araç plakasına sahiptir! Bu ülkenin varoluş sebebi bir ordu kahramanlığıdır. Bu ülkenin Atası bir komutandır! Hiç bir gayret Türk milletini komutanlarından soğutamayacaktır. Bizler, bize emanet bırakılan hazinemizin farkındayız! Bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahlarımız olduğunda, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağımız vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyiz!





