NMD Blog //Sinan Aydın

Zenci tadında ki, Beyaz bir adamın günlüğü!

Dakota SkyeDakota Skye 2008 Amerikan yapımı Romantik Drama türünde bir film. İmdb’den (Internet Movie Database – imdb.com) fikir edinmeye kalkarsanız, uzunca bir süre erteleyebileceğiniz hatta direk eleyeceğiniz bir film olabilir! Zira 6,2 puanı ve yalnızca 804 kişinin teşrif etmesiyle bir ortalamaya sahip. Öte yandan yönetmeni John Humber’da, oyuncularda tanınmış isimler değil! 28.07.2009 arşivime katmış olmama rağmen muhtemelen az önce anlattığım yanılgıya bizzat kendimde düşmüş olmalıyım ki, filmi05.01.2010 tarihine kadar izlemedim. 1,5 saatin biraz altında olan bu filmi, türünde 10 üzerinden 8,5 oyladığımı bilmenizi isterim. Filmi beğenip, size anlatmaya can atarken yaptığım son araştırmalarda ise çokta önemsiz görünmeyecek “Charlotte Film Festival”‘i ve “Phoenix Film Festival”‘inden birer, toplamda 2 ödülü olduğunu öğrendim. Bu kez, Çekim tekniği, Color Correction’u vb. gibi teknik ayrıntıları ilgimi çekmedi. İyi senaryo. Konu basitçe ancak bir o kadarda herkesce anlaşılabilir şekilde ele alınmış, yani akıcı, sıkılmadan izlenebilecek türden…
***
İnsanların yalan mı, doğru mu söylediklerini görebilen özel güçlü başrol oyuncumuz bir bayan yani “Dakota Skye”(Eileen April Boylan)’dir. Bu özel gücünden dolayı ise mutlu değildir aksine çevresinde nerdeyse hiç kimsenin dürüst olmadığını gördükçe bir çeşit bunalım halinde yaşamaktadır. Babasını hiç görmemiş ve annesinide iş nedeniyle sık görememektedir. “Keş” bir erkek arkadaşı “Kevin Miles”(J.B. Ghuman Jr.) olan Dakota, aslında onu diğerlerine göre daha az yalan söylediği için sevmektedir. Bir baltaya sap olamıyacak türden biri olduğunu söyleyebileceğimiz bu “içici” arkadaş amatör bir rock grubunda solisttir. Bir gün gruptan çıkarttığı, ancak çok sevdiği eski dostu “Jonah”(Ian Nelson) New York’tan çıka gelir. Dakota aniden aralıklarında buldukları bu sempatik şehir çocuğunun tanıştıktan kısa bir süre sonra yalan söyliyeceğinden emin beklemektedir. Oysa beklediğinin aksine, şaşırtıcı bir şekilde fazlasıyla dürüst olduğunu, yalan söylemediğini görecektir. Beklemediği bu dürüstlük karşısında etkilenen Dakota’nın kafası artık Kevin ve Jonah ile karışık bir hal almış, içiçe duygular yaşamaktadır. Bayanların, ilişkilerinde dürüstlüğe verdiği önemi gözlemleme fırsatı bulduğumuz bu filmde, aslında aramızda güvenebileceğimiz çok fazla dürüst insanın kalmadığını görmemize yardımcı olmaktadır. Filmin başında ve sonunda eş güdümlü söylenen replikler, sondan ve baştan anlatım tarzı, çalan müzik, verdiğim puanın ortalamasını arttıran etkenlerden… Sonunda bir takım kararları alması gerektiğini farkeden Dokata; Hiç izlemeyecek olsanız bile okuduğunuzda bir takım düşüncelerinizi harekete geçirecek olduğuna inandığım o sözlerle yazımı tamamlıyorum…

“…Tahmin edilebilirlik her daim, sıkıcı demek değildir.
Şehvet her daim aşk değildir.
Yanında her daim yakın değildir.
Yeni her daim heyecan verici değildir.
Farklı her daim daha iyi değildir.
Mesafeli her daim uzak değildir.
Her şeyi bilmek sizi akıllı yapmaz.
Gerçeği bilmek sizi üstün yapmaz.
Sorunu bilmek onu çözmez.
Geçmişiniz ve geleceğiniz
arasında oturmak…
…günümüzdesiniz anlamına gelmez…”

Sinema sever dostlarıma Saygılarımla… İyi Seyirler.


Sinan Aydın
İzleyici

Sinan tarafından 6 Ocak 2010'da yazılmıştır. Sinemakategorisinde ki tüm yazılar

Yorum Bırak

E-Bülten :

VIDEO

Enter the video embed code here. Remember to change the size to 310 x 250 in the embed code.

TAG CLOUD

POPULAR