NMD Blog //Sinan Aydın

Zenci tadında ki, Beyaz bir adamın günlüğü!

the-ugly-truth-poster-heigl-butler

Geçtiğimiz haftalarda vizyonda olan “The Ugly Truth” (Çirkin Gerçek) filminden hatırlayacağınız karakterin Romantik Komedi tarzında ki bu filminden başka 2009 da sinema severlerin beğenisine sunulan 2 filmi daha var. “The Ugly Truth” tan sonra öteki filmlerinide izledim bu adamın. Diğer 2 filmi Aksiyon, Dram ve Macera konularının genel harmanı niteliğinde…

Gamer Movie
Her ne kadar “Gamer” (Oyuncu) filmi “imdb” den hakettiği puanı alamamış olsada bence fazlasıyla ortalamanın üzerinde, izlemeye değer bir film. Yakın gelecekte, teknolojinin ve özellikle oyun yazılımcıları, yeni heyecanlar ve “fazla gerçeklik” katma uğruna ömür boyu hapse mahkum edilen suçluların hayatlarını “kazanabileceklerini” duyuruyorlar. Burada yazılım patronu “Bill Gates”mizi “Dexter” dizisinin başı rolü Dexter karakterinden tanıdığımız, Michael C. Hall (Ken Castle) oynuyor. Zengin “Oyuncuların” kontrolünde ki bu mahkumlar 30 bölümden oluşan oyunu geçmeleri halinde serbest kalacakları taahhüt ediliyor. Tahmin edeceğiniz üzere “Esas oğlanımız” Gerard Butler (filmde ki adıyla Kable) tüm dünyanın ücretli yayına para akıtıp canlı izleyebildiği sistemde büyük promosyonlarla tanıtıldığı 27. bölüme kadar yükseliyor. “HummanZ” adlı hacker bir grubun da sisteme sızmasıyla “oyuncumuz” tüm bölümleri geçse dahi kurtulamayacağını farkediyor ve sistemden kaçmaya çalışıyor. Konusu itibarıyla Gamer size, 2007 mayısında seyirci karşısına çıkan “The Condemned” filmini hatırlatmış olabilir ancak görsel efektleri, çekim teknikleri ve “oyuncumuzla” The Condemned ten çok ayrı lezzette izleyeceğiniz bir film. (Hacker grup içinde, Prison Break Dizisinde 3.Sezonda tanıştığımız bilgisayar dehamız “James Hiroyuki Liao” benzer bir rolde kısa süreliğine görünüyor.)

law_abiding_citizen_poster-405x600
Gerard Butler 2009 da ki 3. ve son filminde ise “Law Abiding Citizen”da Clyde Shelton adıyla karşımıza çıkıyor. Sakin bir aile hayatı süren Clyde ve ailesi filmin henüz başında evlerinde saldırıya uğruyorlar. 2 psikopat tarafından gözleri önünde karısı ve küçük kızı öldürülen Clyde bu saldırıdan sağ kurtulmayı başarıyor. Yakalanan psikopatların “çarpıklaşmış” amerikan hükümeti yasalarından neredeyse hafif bir cezayla sıyrılmaları karşısında deliye dönen Clyde, tam 10 yıl süren eşsiz planını hazırlıyor ve filmde başrolü paylaştığı avukat Jamie Foxx (Nick Rice)’ın karşısına çıkıyor. Akıl dolu senaryo, mükemmel çekim tekniklerinin kullanıldığı bu filmde de Gerard’ın oyunculuğunun fazlasıyla iyi iş çıkardığını düşünüyorum.

Ayrıca Gerard Butler’in 2010 takvimine baktığımda Burns, Coriolanus, The Bounty ve How to Train Your Dragon isminde 4 yapımda görev alacağını, 2010′un kendisi için fazla mesai yaptığı, sinema sever için ise keyifli olacağını görüyorum.
Sinema sever dostlarıma Saygılarımla… İyi Seyirler.


Sinan Aydın
İzleyici

Sinan tarafından, 10 Aralık 2009'da yazılmıştır. Sinema

Merhaba,

Size bu makalemde dilimin döndüğü kadar ovi.com dan bahsetmeye çalışacağım. ovi.com, temel olarak Nokia Communication’un Nokia Kullanıcıları için Symbian’da çalışan Yazılım  Desteği ve Multimedia Desteği verdiği bir site.

ovi

Satın alınan her Nokinanın kutusundan ürüne ait birde CD medya çıkar. Bunu genellikle kullanmayız. Hatta kimimiz ne işe yaradığından dahi tam olarak emin değildir.  CD içinde PC Suite diye adlandırılan cihazı bilgisayarımızla tanıtmak ve eşitlemeler yapabilmek için kullanabileceğimiz program mevcuttur. Böylece telefonumuzun özelliklerine göre PC Suite’in nimetlerinden yararlanmış oluyoruz. Bunların içinde Ajanda kullanıcılar yedeklemesi, mesajlarımız, belki ajanda notlarımızın da yedeklenmesini isteyebiliriz. Tabii bunlar bilgisayarımız ve nokia cihazımız için geçerli. Buraya kadar her şey okey. Her ne kadar bu anlatılan kulağa hoş gelse de, son derece gerçek olan başka bir şey var ki oda bütün bunları yapmak için zamanımızın asla olmaması… Şöyle bir düşünelim; Nokia marka cihazımız için, içersinde ki bilgilerimizi yedekleme kararı aldık, muhtemelen satın aldığımızda içinden çıkartmadığımız CD medyanın nerde olduğunu düşündük, iyi bir ihtimalle çatıya koymadığımızı yatak altında bulduğumuzu varsayalım. Şaka yapmıyorum belki de atmış bile olabiliriz, o halde bu yazılımı önce internetten bulup indirmeye uğraşacağız… Arkadaşımızdan mı isteseydik? Bugün neyse yarın derken dürüstçe vazgeçebilir ya da masumca unutabiliriz. Anlatmak istediğim çoğu zaman bizim için son derece önemli olduğuna inandığımız bu bilgileri bir türlü yedekleyemiyoruz. Hatta biraz daha uzatıp farklı senaryolarda üretmemiz mümkün. Şöyle, ki bana kalırsa bu çok daha kötü olurdu :) tüm bu başta saydığım adımlara göğüs gerdik ve yedekledik, buna güvenerek cihazın başına bir şey geldiğinde kasıla kasıla bilgisayarımızın başına oturuyoruz o da ne bu kez bilgisayarımıza yedeklediğimiz verileri bulamıyoruz, silmişiz, başka bir yere yedek almayı unutmuş ve yakınlarda sistem bakımı için format attığımız aklımıza geliyor… vs. vs…

İşte bu tür olumsuzluklara karşı, yedekleme yapmak istediğimizde yorulmasak,  ürün değiştirmeyi planladığımızda, bundan endişe duymasak, verilerimizi bize ayrılmış web sunucu ile eşitlesek ve bunun içinde ekstra bir şeye ihtiyaç duymasak ve bedavaya kullansak ne kadar güzel olurdu değil mi? Aynen öyle! Nokia mühendisleri de bizimle aynı fikirdeler. Bunun için ve çok daha fazlası için ovi.com’u yaratmışlar. Tabii ki, bu kolay kullanım, verilerimizin güvenliği, ürün değiştirmeyi planladığımızda kafamızın rahat olması, onların maddi menfaatlerine :) Ancak satış stratejilerinin inanılmaz metotlar izlediği global dünyamız ve günümüzde bu benim konuşacağım türden bir konu değil. Bırakalım da bunu Asaf Savaş Akat hocam konuşsun :)

Ovi.com’u bugün ziyaret edin. Basit bir üyelik arayüzü ile ücretsiz üye olun. Telefonunuza gelen pin numarasını güzelce bir yere kaydedin. O pin ile telefonunuzdan ovi.com’a ulaşırken oturum açın. Birkaç dokunuşla telefon rehberinizi ve ajanda notlarınızı web ile eşitleyin. İsterseniz sınırsız paylaşım alanıyla size özel mail adresini kaydedin ve telefon içeriğinde ki videoları, fotoğrafları ve ya mp3 lerinizi web ile eşitleyin. Pop3 destekli, 1 GB box size’ı olan  ovi.com uzantılı karizmatik mail adresiniz ile mailler gönderip alın…

Falanda filan… Adamlar yapmış.  Harika.


Sinan Aydın
MCSE

Sinan tarafından, 19 Kasım 2009'da yazılmıştır. Bilişim

m
Microsoft ısrarla MSN 14′e dayatıyor. Geçtiğimiz ay (Ekim 2009) 8.1 lerden sonra Microsoft bu kez  Bugün (6 Kasım 2009) itibarıyla  8.5 larıda yeni sürüme zorladı! Ancak Vista ve Win 7 düşünülerek tasarlanan MSN 14 halen en yaygın olan XP with SP3 lerde sorun çıkarabiliyor. Official Blog sitesinde (http://messenger-support.spaces.live.com) “Windows Live Communication Platform Error” sorunları görmezden gelmediğini görüyoruz… Nitekim XP platformu için stabil version olmayan v14′ten kaynaklanan mağduriyetimiz bölge bölge kendini gösterecektir. Microsoft’un Kendi Blog destek siteleri sorun yaşayan son kullanıcıları ve bulundukları bölgelere çözüm üretme peşinde…

Öte yandan Proxy ve ingilizce sürüm kullananlar ise halen 14′e zorlanmıyorlar. Buradan da Microsoft’un Türkiye ve bazı diğer ülkelerde denemeler yaptığını sorun çıkmadığına emin olduğunda ise kendi ülkesi vatandaşlarını 14′e geçireceğini tahmin etmek güç değil.

16266_171019913826_575893826_2781398_3962564_n


Sinan tarafından, 6 Kasım 2009'da yazılmıştır. Bilişim

turkcell_vınnTurkcell 3G Vınn modem aparatıyla 7.2Mbps ile bağlandığını idda ediyorken, internet hız testine tabii tuttum. Dolayısıyla Çorludan bağlanmam önemli değil. Alet 3G şebekesine bağlı olduğunu 7,2Mbps ile bağlı olduğunu idda ediyorken ki veriler ve değer…lendirme fotoğraftaki gibidir. Ayrıca test esnasında belirtmek istediğim genel olarak bant genişliğine ihtiyaç duyan ve duymayan karma sitelerde ki Sirf’mde hayli keyifsizdi. Test esnasında hava parçalı bulutluydu.


Sinan Aydın
MCSE

Sinan tarafından, 15 Ekim 2009'da yazılmıştır. Bilişim

Son Söz!

Hiç bir şey iyiye gitmiyor! Bilakis her şey daha da berbat olacak…

Neden böyle söyledim? Neden bu kadar sinirliyim? Kime ya da neye bunları yazıyorum?

Anlatayım; günümüzde herhangi bir zaman diliminde midenizi bulandırmak isterseniz yalnızca televizyonu açıp, sıradan(!) haberleri izlemeniz yeterlidir. Bayağılaşmışlar ve farkındalıklarından habersiz yeni yetmeler için ise ne mutludur ki(!) bu durum halen söz konusu bile değildir. Sosyetik habercilik, politik gazetecilik, taraflı ya da bilgisiz kimselerin sosyal sorumlulukları(!) bir kenara dursun, ben rahatsız olduğum asıl konunun perspektifine kendi mesleğimin düzleminden bakacağım. Burada kastetmiş olduğum canınızı sıkmadan, teknik terimlere boğmadan teknolojinin, insanımız ilişkileri üzerinde ki olumsuz etkisinden bahsetmeye çalışmak. Evet, insanımız diyorum çünkü biz tüketen bir toplumuz, üretmiyoruz, tüketiyoruz. Dolayısıyla üreten toplumlar için teknoloji, insan ilişkilerine olumlu yönde katkılar sağlarken, bizim insanımız için olumsuz etkiler sağlıyor. Ne yani, teknoloji mi suçlu? Elbette değil! Söyledim ya! Biz tüketiciyiz! Biz tüketiriz abi! Çağdaş toplumların, Sosyal Ağ diye tanımladığı, işine, ilişkilerine, başarılarına katkılar sağladığı “Alternatif İletişim Tekniklerini” tüketiriz… Bizim insanımızı Avrupalı sayarsak, internetle bu coğrafya da en geç tanışmış nüfustur diyebiliriz. Ancak bizim insanımızın kişi başına düşen en az 3, ortalama da 5′er msn adresi vardır. Erkeğimiz sözüm ona uyanık çapkın(!), kadınımız, bacımız egosal problemlerini aşamamış sözüm ona namuslu kimsedir! Asın beni! Susturun! Bahsettiklerimi kısmen kabul etmek bir kenara, yok saymak kolaydır sizin için, görmezden gelin… Öyle bir sorunumuz yokmuş gibi davranın… Öyle bir sorunumuz yoksa; “Sorun” sözcüğünün kinayesi kalmamış, “veba” olmuş demektir bahsettiğimin… Alternatif İletişim Teknikleri diye bir tanım koydum ortaya, peki ne demek istedim? Yüz yüze görüşüp, konuşmayla iletişim kurmanın dışında kalan her çeşit iletişime verdiğim bir tanım bu. O kadar zavallıca bir şey ki, sonradan görme kimselerin hava attığı, gösterdiği gibi bir şey değil kesinlikle, mecbur kalmadıkça kullanılası içimden gelmiyor. Çağdaş toplumlar, emek vermiş, bulmuş, kullanmış, kullanıyor. Satıp para kazanıyor. Birbirleriyle görüşmeleri gerektiğinde ise fırsat yaratıp, fiziki temas sağlıyor. Çünkü birbirlerine önem veriyorlar, çünkü onlar bu benim alternatif diye adlandırdığım şeyin farkındalar. Çünkü insan ilişkilerinde, doğru anlaşılmada ve doğru ifadede mimiklerin, ses tonunun, dinleme şeklinin, beden dilinin, tepkimelerin, nefesin gerekliliğini çok ama çok iyi biliyorlar. İyi bir iletişim kurabildikleri, alternatif bir iletişim kurmadıkları için, anlaşabiliyorlar, anlayabiliyorlar ve bunun için her alanda fazlasıyla başarılılar.

Eskilerden hep şunu duyarız, hatta bir kısmımız, bizler bile söyler olduk bazı zamanlarda… Nerede o eski bayramlar!… Burada! Cep telefonu icat edilmeseymiş korkarım kimse kimsenin bayramını kutlayamayacakmış. Öyle mi? Elbette hayır! Nerede peki nüans? Nüans ezelden gelen kültürümüzü yahu diden satın aldığımız alternatif(!) ile işgüzarlığa getiren zihniyette. Adam böyle bir tarihe sahip olmadığı, bu teknolojiyi de yarattığı halde, sevgilisiyle, arkadaşıyla, iş arkadaşıyla konuşacağı bir konu için kullanmıyor. Ama teknolojiyi satmış olduğu biz, 3.dünya ülkesi vatandaşı olarak programlandığı gibi kullanıyoruz. Demagoji siyaset ya da komplo teorisi, her ne haltsa, aslında bütün bunlar benim olayım değil. Onu da olayı olan biri çıksın anlatsın, yazsın, sövsün. Benim derdim her geçen gün körleşiyoruz. Kimse kimseye zaman bulamıyor. Kimse canlı kanlı sohbet etmekten yana değil. Anamızla telefonda, arkadaşımızla msn’de, sevgilimizle de kamerayla iletişim kuruyoruz…

Yaşlısından gencine, yakışıklısından, çirkinine her erkeğin derdi sekstir. Kadın da güzelinden, çirkinine, yaşlısından gencine, ayakkabı, çanta ve bilumum sanayiye can verecek türden karaktere sahiptir. Alışveriş merkezlerinin %80′nin kadınlara hitaben kurulu olduklarından, giriş katları, vitrinler ve tüm çeşitliliğin onlara sunulduğundan hiç bahsetmeyeceğim bile! En masumu ise egolarını yenememiş, yalnızca pohpohlanmaktan keyif alan kadındır. Bizim kadınımız dünyada öne çıkan, güzel kadınlarıyla nam salmış ülkelerin hemcinslerinin fiziki, karakteristik özellikleri ile kendini karşılaştırmaz bile. Facebook ta kendisini ekleyen onlarca erkek’i gördükçe aman ne güzelim, şahaneyim, herkes bana ölüyor modundadır, sarkan göğüslerini ,buruşuk suratını, 160 lık boyunu görmez. Merhaba demeye korkarsınız, hele bi deyin bakalım, acaba neyle karşılaşacaksınız? Hakaret, küfür, taciz noktasında sözlü saldırıyla karşılaşmışsanız Kültürlüsüne(!) denk gelmişsinizdir. Çirkefliğin daniskası, rezilliğin alası. Erkeklerimize ne demeli? İşi hep kolayından kıvırmak derdinde, peşinden koşarken kaldığı maskaralıktan bi haber, türlü şaklabanlık, kırılma incinme namına eser yok. Yıpranan sinirler, çiğnen onurları nedense köprüyü geçtikten(!) sonra kendilerince fark ediliyor. Bunun yerine sadece kendileri olup, gerçek karakterlerini sunsalar, gereğinden fazla müsemma göstermeseler böyle mi olurdu? Asla. Zaten anlatmak istediğimde bu. Arz-Talep dengesi. Ekonominin en temel başlıca kuralıdır bu. Başka bir deyişle, herhangi bir şeyi ederinden fazlasıyla alırsan muhtemelen bidahakine ve ya başka birini tahmininden de fazlasıyla almak zorunda kalacaksın. Bana kızmayın dostlarım, piyasayı siz bozuyorsunuz. İlgisiz görünün, sizin onlara ihtiyacınız olduğu kadar en az onlarında size ihtiyacı var. Yalnızca onlar bu konuda biraz daha sabırlı, tehtitkar tavırlarıyla istediklerini elde edene kadar oyalamayı başarıyorlarsa problem vardır, ki var…

İletişim için her şey çeşitlilikle fazlaca gözükse de, çok yalnızız. Çok kopuğuz. Asla başaramayacağız böyle giderse, asla tanışamayacağız, ve asla tanıyamayacağız birbirimizi telefonda ısrar ettikçe. Bakın günümüzde her şey var dediğimiz şu dönemde, birlikteliklerin süresi ne kadar kısa. Ne kadar zor ve ne kadar az. Buna karşılık niteliksiz, nicelikli, menfaate dayalı, yanlış birliktelikler söz konusu. Lütfen bir kez daha düşünün, iletişim yalnızca bir sektör, bir konu, bir metot değil bunların tamamı ve emin olun daha fazlası. Başarılı, sağlıklı ve huzurlu olabilmek için fiziksel iletişim şart. Alternatif İletişim Tekniklerinin perde ardında kalan olumsuz etkilerinin anlaşılma önemi fazla…

Saygılarımla


Sinan tarafından, 9 Ekim 2009'da yazılmıştır. Genel

Bende ki antivirüsü indirelim. Bu işlem için burayı tıklıyoruz. Açılan sayfa da “Karşıdan Yükle” düğmesine basıyoruz ve bilgisayarımızda yüklemek istediğimiz yeri seçip (genelde masaüstünü kullanırız :) indirmeyi tamamlıyoruz…

2) Şimdi sende ki antivirüsü kaldıralım. Bunun için, Başlat > Denetim Masası > Program Ekle Kaldır adımlarını izleyerek, bilgisayarımızda kurulu olan programların listesine ulaşmış oluyoruz. Burada “Norton AntiVirüs” ve/ve ya “Symantec Corporotion” isimli kurulumları kaldırıyoruz. Bunun yanısıra “Symantec Updater” gibi bir uygulama varsa bunuda kaldırabiliriz.

Kaldırma işlemini sorunsuzca tamamladığımızı varsayarak son adıma yeni antivirüsümüzü kuruluma geçmeyi anlatıyorum.

3) Verdiğim linkten indirdiğimiz “McAfee_VirusScan_Enterprise_8.5i_ful.rar” isimli sıkıştırılmış klasör içine giriyoruz ve içinde simgeli dosyayı çalıştırıyoruz. Çalıştırdığımızda şu pencere çıkıyor :

Buradan Setup diyoruz, ayıklama işlemleri başlıyor ve bir süre sonra da şöyle bir pencere karşımıza geliyor :

Ayıklama işlemi bitince kurulum sihirbazı çıkıyor ve buna next diyoruz, örneği aşağıda ki resimde ki gibi :

Aşağıda ki ekran da ise anlaşmayı kabul ediyoruz :

Hali hazırda “Typical” seçili olarak gelen kurulum adımında ise değişiklik yapmadan direk next diyoruz.

Standart Protection seçeneğinde de herhangi bir değişiklik yapmadan next diyoruz,

ve son adım aşağıda ki gibi, “install” diyerek kurulumu başlatmış oluyoruz.

Kurulum başarıyla tamamlandığında bilgisayarı şimdi taratmak ve son güncellemeleri almak ister misin diye soruyor. Sen öncelikle bilgisayarını yeniden başlat, Tekrar başladığında saat’in yanına (Taskbar) yeni bir simge geldiğini farkedeceksin, üzerinde duraksadığında McAfee AntiVirüs yazdığından emin ol. Üzerinde sağ tıkla ve “Check Last Update Package” linkini tıkla, son güncellemeleri almayı sağla.


Sinan AYDIN
MCP,MCSA,MCSE

Sinan tarafından, 5 Eylül 2009'da yazılmıştır. Bilişim

E-Bülten :

VIDEO

Enter the video embed code here. Remember to change the size to 310 x 250 in the embed code.

TAG CLOUD

POPULAR