Aydın

Bugün 28 Mayıs
*
İki gün sonra doğum günüm. Bilirsin doğum günlerimi pek önemsemem.
Hayata merhaba dediğimiz günün neşesini taşıdığı kadar, bir yaş daha yaşlanmanın haberini de verir.
Ancak sandığın gibi değil. Yaşlanmaktan korkmuyorum. Hatta şu sıralar sabırsızlandığım bile söylenebilir. İnsan savunmaya muhtaç doğar, delikanlı yaşar ve kaybetmekten korkacağı sevgilere sahip olur.
İşte bütün mesele bu.
Aslında her geçen günün ardından annemin neden bu kadar evhamlı, babamın metanetini neden koruyamadığını daha net anlıyorum…
*
Senden aldığımız haberin üzerinden bikaç ay, pek çok hafta geçti.
Bu esnada annene yeni özellikler kazandırdın, teşekkür ederim.
Artık sayende burnu, neredeyse bir tazı kadar koku alıyor.
*
Pek çok sabah kusmasına neden olduysan da sana kızdığını sanmıyorum.
*
Seni ekranda ilk kez gördüğümde açıkçası tanıyamamıştım. Belkide nasıl ve nereye bakmam gerektiğini bilmiyordum.
Kalbinin sesini duyduğumuzda ise, senden pek de aşağı kalmayan bizim kalbimizin sesini duymanı isterdim…
Annenin, o çok sevdiğim kocaman gözlerini, hiç bu kadar parlak görmemiştim…
*
Doktor amcan, sana önce fasulye, daha sonra parmak çocuk dedi.
Bozuldum ama çaktırmadım ne yalan söyleyeyim…
Tabi ki seninle daha güzel ilgilenmesi için.
*
Değerlerine bakılırsa, orada her şey yolundaymış. Bu sevindirici haber. Umarım böyle devam eder. Şu sıralar herkes seni soruyor, görünüşe göre hepimizin pabucunu dama atacak gibisin. Helali hoş olsun…
*
Bugün 28 Mayıs.
*
Hafta içi konuşmuştuk, sözümü dinlemiş, bugün annene kendini göstermişsin.
Çok sevindik.
Beş gün önce doktora annenle beraber gittiğimizde, göstermemiştin. “Babamdan utandım” demişsin…
*
Adını henüz bilmiyorum, soyadın Aydın.
Geldiğinde gözümüz ayacak, orası kesin.
Hayatının hiç bir döneminde, benden sıkılma kızım!
*
Baban
Sinan Aydın

Aslında bu bir ’14 Şubat’ yazısı olacaktı…

Tabiat çeşitli seslerle dolu, gök kuşağında ise pek çok renk vardır. İnsanlar birbirinden farklıdır. Kimi ya da neyi, neden sevdiğinizi sadece siz bilirsiniz. Herhangi birisinin, içinde hissettiği hislerin sizin hislerinize tamamıyla uyması olanaksızdır. Bu yüzden mesajlar hazır, ve ya kurdeleli hediye paketleri genel değil yalnızca kişinin kendisine özel olmalıdır. Aslında bu bir ’14 Şubat’ yazısı olacaktı… yazısına devam et